Korkudan güvene; at korkusunu yenmek için adım adım rehber
Özet Korku, atlara karşı yabancılık, hoş olmayan bir deneyim veya tehlike algısı nedeniyle oluşabilir ve kalp atış hızının artması, nefes değişiklikleri ve kas kasılması gibi değişikliklerle birlikte olabilir.
Öte yandan, at da insanın beden duruşu ve davranışlarına karşı hassastır ve binicinin kaygısı, aralarındaki etkileşimin kalitesini etkileyebilir.
Bu makalede, korku, insan davranışı ve at tepkisi arasındaki ilişki incelenerek, bu korkuyla aşamalı ve güvenli bir şekilde başa çıkma yolları sunulmaktadır; atın beden dilini tanımaktan uygun ortam ve at seçimine, nefes kontrolünden duyguların yönetimine ve yerden eyere adım adım ilerlemeye kadar.
Giriş At korkusu olan biri için, bu hayvana yaklaşmak dışarıdan göründüğünden çok daha büyük bir şey olabilir.
At sadece sakin bir şekilde duruyor olabilir, ancak zihin herhangi bir olaydan önce tehlike senaryolarını hayal edebilir: "Ya aniden hareket ederse?
Ya kontrolünü kaybedersem?
" Bu tür hayaller, bedeni tetikte bir duruma sokabilir.
Bu tepki mutlaka bir zayıflık işareti değildir.
İnsan beyni tehditleri tanımak için tasarlanmıştır.
Bir şeyi tehlikeli olarak algıladığında, beden kalp atış hızını artırarak, nefesi değiştirerek ve kasları kasarak tepki vermeye hazır hale gelebilir.
Bu nedenle ilk adım, korkuyla savaşmak değil; onu tanımaktır.
Korku, insan ve at ilişkisine nasıl aktarılır?
Binici ve at arasındaki ilişki çift yönlü bir iletişimdir.
At, çevresel işaretlere ve insan bedenine dikkat eder ve binicinin beden durumu, nefesi ve hareketlerindeki değişiklikler, aldığı bilgilerin bir parçası olabilir.
Kişi kaygılı olduğunda, bedeni sertleşebilir, nefesi değişebilir veya hareketleri istemsiz ve uyumsuz hale gelebilir.
Bu durum, etkileşimi zorlaştırabilir ve sonuç olarak, binicinin zihninde tehlike hissi artabilir.
Bu yüzden amaç, kendimize "Korkmamalıyım" diye zorla söylemek değil.
Amaç, korkunun şiddetini yönetmektir, böylece atla bilinçli ve daha sakin bir şekilde iletişim kurabiliriz.
Atı tanı; ondan sakinlik beklemeden önce Korkuyu azaltmanın en iyi yollarından biri, atın beden dilini tanımaktır.
Kulaklar, gözler, baş ve atın genel beden durumu, onun dikkat düzeyi ve hali hakkında ipuçları verebilir.
Bu işaretleri tanımak, atın her hareketini bilinmeyen bir tehlike olarak yorumlamamıza engel olur.
Davranışları tanımanın yanı sıra, uygun at seçimi de büyük önem taşır.
Korkusunu yenmeye çalışan biri için, sakin, öngörülebilir ve yetenek seviyesine uygun bir at, hassas veya enerjik bir atla karşılaşmaktan tamamen farklı bir deneyim yaratabilir.
Yerden başla, binicilikten değil Korkuyla yüzleşmek aşamalı olmalıdır.
Süreç, atla tanışma ve gözlemle başlayabilir, ardından yaklaşma ve dokunma aşamasına geçebilir ve eğer hazırsa, etkileşim ve binicilik aşamasına geçilebilir.
En zor aşamadan bir anda başlamanız gerekmiyor.
Her aşama nispeten sakinlik ve kontrol duygusuyla birlikte olursa, kişi yeni deneyimi tamamen tehdit edici bir durum yerine yönetilebilir bir deneyim olarak tanıma fırsatı bulur.
Doğru seçilen küçük adımlar, büyük yollar oluşturabilir.
Kendi bedenin üzerinde kontrol sahibi ol Kaygı anında, nefes ve kaslar bir gerilim döngüsüne girebilir.
Bu nedenle, başlamadan önce ve hassas anlarda, sakin ve uyumlu nefes almaya odaklanın.
Omuzları ve fazla kasları mümkün olduğunca serbest bırakın ve dikkatinizi belirli bir nokta veya yola geri verin.
Eğer kaygı arttıysa, her ne pahasına olursa olsun devam etmek hedef değildir.
Durumun şiddetini azaltmak, duraklamak ve daha fazla kontrol hissettiğiniz bir aşamaya geri dönmek daha mantıklı bir seçim olabilir.
Binmeden önceki altın kontrol listesi başlamadan önce üç alanı kontrol edin: 1.
Ekipman ve çevre: Uygun ekipman ve güvenlik malzemeleri hazır mı?
Çevre antrenman için uygun mu?
2.
Atın sağlığı ve davranışı: At, fiziksel ve davranışsal olarak antrenman için uygun durumda mı?
Şüphe durumunda, bir eğitmen veya bilgili bir kişiden yardım alın.
3.
Kendi zihinsel durumunuz: Vücudunuzu kontrol edebilir ve odaklanabilir misiniz?
Eğer kaygı fazlaysa, rahatlamak ve nefesinizi düzenlemek için birkaç dakika ayırın.
Korkuyu artıran hatalar Üç hata, korkuyla başa çıkma yolunu zorlaştırabilir: Sıfırdan tam biniciliğe ani geçiş, beceri seviyenize uygun olmayan bir at seçmek ve korkuyu "sıfırlamaya" çalışmak yerine yönetmek.
Cesaret, hiç korkumuzun olmaması demek değildir.
Cesaret, korkuya rağmen bilinçli ve güvenli bir şekilde bir sonraki adımı seçmek demektir.
Sonuç At korkusunu yenmek bir yarış değildir.
Doğru yol, güven inşa etmektir; bu güven, atı tanımaktan, kademeli deneyimlerden, beden ve zihin kontrolünden, uygun çevreden ve bilgili bir eğitmenin varlığından oluşur.
Bir gün sadece atın yanında sakin bir şekilde durabilir, başka bir gün ona dokunabilir veya binebilirsiniz.
Bu adımların her biri, güvenlik ve kontrol ile birlikte olduğunda gerçek bir başarıdır.
Sonuç olarak, hedef sadece "korkmamak" değildir; hedef, atı daha iyi anlamak, kendi tepkilerinizi tanımak ve onunla daha sakin ve güven dolu bir iletişim kurabilmektir.